Taşınmak

Taşınmak zor iştir bana göre. Aslında hep bir valiz ile yaşayan adam olmak istemişimdir. Özgürlük, sahip olduğun her şeyi bir valize doldurup gidebilmektir bence. Lakin bakıyorum şimdi, sahip olduğum kıyafetlere özellikle, rahat iki belkide üç valiz doldurur. Komiğime gidiyor. Hepi topu giydiklerim hep aynı aslında, kenarda duran sırt çantası alır aslında hepsini. Lakin öyle olmuyor işte, diyorum kendi kendime. Annemden üzerime sinmiş bir alışkanlık, “Al oğlum al, bulunsun yanında lazım olur.”   Çocukluğum aklıma geliyor. Yazlık ve kışlık olarak ayrılan kıyafetlerin kaldırılıp çıkartılması sevdiğim bir rutin idi. Düşünüyorum da yazı ve kışı olan bir yerde yaşamak güzeldi. Şimdi on bir ayı kış ve sonbahar arasında geçen bir ayı da bahar sayılabilecek olan bu memlekette yazlık(?) kıyafetlerin tek görevi bavulda durmak. Hele senede bir kaç defa giydiğim takıma ne demeli? Peki ya o senede ki bir kaç gün için bekleyen beş altı tane gömleğe? Taşınmak bana göre değil, her seferinde bütün eşyaları atıp, tek bir valiz ile çıkıp gitmek istiyorum. Sanki artık o da büyük geliyormuş gibi “Ceketimi alıp çıkarıp” demek geliyor içimden.

You may also like...

1 Response

  1. Uğur Samsa says:

    Herkes gün olur evine geri döner yeğen :)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *