Monthly Archive: February 2009
22 Şubat 2009
Cumartesi günü 7 yemeği verdik Mersin’de. Boğazım çok kötü ağrıyor. Yutkunmak bile acı veriyor. Cumartesi akşamı Adana’ya geçtik. Beni 21:25 uçağı ile gönderdiler İstanbula. 22 Şubat Pazar Biraz daha iyiyim. Hem sağlık olarak hem...
Ateş düştüğü yeri yakar
Ne kadar kabullenmeye çalışsan da iyi ya da kötü bahaneler de uydursan kendini avutmak için, artık farkındasındır o ateş aklına geldikçe seni yakacaktır. Belki zamanla söner umuduyla beklemekten başka yapacak dir şeyin yoktur. Ablam...
Kar ve Özlem
16 Şubat Pazartesi Saimbeyliye geçiyoruz. Adana ve Mersin’de yağan yağmurlardan sonra Saimbeylide de bizi kar karşıladı. Kardan dolayı mezarlığa kadar çıkamıyor araba. Omuzlar üzerine alıyoruz tabutu. Abilerim iniyor mezara. Babamı indiriyorlar, kefeni çözüyorlar, yüzünü...
1 tas su 4 parça kefen bezi
Konuşamamak kelimelerin boğazında düğümlenmesi. Hiç beklenmeyen bir ölümün şoku. 14 Şubat akşamı Halamlara gidene kadar her şeyin bir şaka olduğuna inanmak istiyordum. Annemi arayıp sormuştum. “Saçmalama daha biraz önce konuştum ben” demişti. Ev kalabalıktı....
Kerebiç ve sheshkebab
Dün yazmak istiyodum yazamadım onun için bu sabahtan (14:15) yazayım dedim. 5 Şubat Perşembe… Zoraki kalktım saat 12’de, evden çıkana kadar saat 3 olmuştu. Diz üstü bilgisayarımı alıp teknik servise gittim. Garanti kapsamında bataryanın...
Recent Comments